Tarih
Şahinbey Anıtı

ŞAHİNBEY

 

Fransızlar, başlangıçta Antep’lilerden pasif direniş görüyorlardı. Antep ve köylüleri, Fransızlar ve Ermenilerin tahıl ve tahkimat ihtiyaçlarının karşılanmaması amacıyla erzak ve kereste satmıyorlardı. Antep’ten erzak tedarik edemeyeceklerini anlayan Fransızlar, yiyecek maddelerini diğer bölgelerden getirmek zorunda kaldılar.

Fransızlar, ikmallerini devamlı olarak Antep-Kilis yolunu kullanarak yaptıklarından burası önem taşımaktaydı. Heyet-i Merkeziye aldığı tedbirlerle Maraş yolunu Fransızlara kapattıktan sonra Fransızların tümen karargahı olan Katma’dan ve Kilis Garnizonu’ndan Antep’e gelecek yardımlar önlenmiştir.

Antep-Kilis yolunun müdafaası görevi ilk önce Mısırzade Nuri Bey’e verilmişti. İşte, tam bu sıralarda Şahin Bey Antep’e gelmişti. Şahin Bey’e bu lakap halk tarafından verilmiştir. Asıl adı Mehmet Sait’tir. 1877’de Gaziantep’in Bostancı Mahallesinde doğmuş, 1899’da Yemen’e er olarak gitmiştir. Yemen’de vazifesinde gösterdiği başarı neticesinde başçavuş olmuştur. 1911’de Trablusgarp Savaşlarına gönüllü olarak katılmıştır. Balkan Savaşlarında, Birinci Dünya Savaşında Çanakkale, Romanya, Filistin cephelerinde savaşmıştır. 1917 Ekim’inde ise Sina Cephesinde görev almış ve rütbesi teğmenliğe yükselmiştir. Bu arada İngilizlere esir düşmüş ve Mısır’da Seydi Beşir Kampı’nda Aralık 1919’a kadar kalmıştır. Mütarekeden sonra İngilizler Türk esirleri serbest bırakmışlar ve Şahin Bey de 13 aralık 1919’da İstanbul’a gelmiştir. Ali Rıza Paşa kabinesinde Harbiye Nazırı olan Cemal Paşaya müracaat ederek Antep’e yakın olan Birecik İlçesi Askerlik Şube Başkanlığı’na tayin olmuştur. Bu esnada Fransızlar, Antep’teki konumlarını güçlendirmek için Katma-Kilis-Antep yolu ile takviye kuvvetleri getirmekte ve bu yol üzerinde serbestçe hareket etmekteydiler.

 

Şahin Bey’in Antep-Kilis Yolundaki Faaliyetleri

 

Antep Savunması’nı her şeyin üstünde tutan Şahin Bey, Çapalı Köyüne giderek burayı merkez yaptı, 100 kişilik bir kuvvet oluşturdu. Bir süre sonra Ulamasere gibi üç önemli yerde siperler kazdıran Şahin Bey, yolun kontrolünü tamamen sağladı.

3 Şubat 1920 tarihinde Kilis’ten Antep’e hareket eden iki bölüğün himayesindeki 150 arabalı bir Fransız erzak kolu Şahin Bey kuvvetleri tarafından Kertil’de pusuya düşürülerek geri dönmek zorunda bırakılmıştır.

4 Şubat 1920’de Kilis yoluna hakim olan milli kuvvetler telgraf hatlarını tahrip ederek, Fransızların Kilisler olan her türlü irtibatını kesmişlerdi. Bu esnada Antepliler, bir taraftan Şahin Bey’e cephane ve erzak göndermekte, diğer taraftan şehir içi teşkilatının tanzimine çalışmaktaydılar.

Fransızlar, 18 Şubat ‘ta bu yoldan geçmeyi bir daha denediler fakat Şahin Bey kuvvetlerince mağlup edilerek Kilis’e geri çekildiler.

 

Şahin Bey’in Şehit Düşmesi

 

Fransızlarla ilk önemli çarpışma, Kızılburun tepelerinde, Kilis Kuvâ-i Milliye kuvvetlerinin de işbirliği ile yapıldı. İkinci büyük çarpışma, Kertil civarında oldu. Fransızlar Türk birliklerinin bulunduğu sahaları top ateşi ve makineli tüfek yağmuruna tutmaları üzerine Türk birlikleri çekilmek zorunda kaldılar. Savaşın üçüncü gününde, Şahin Bey hiç uyumamıştı. Oradan oraya koşarak kuvvetlerinin direniş gücünü artırmaya çalışıyordu.

Fransızlar Şahin Bey’in kuvvetleri üzerine son kez top ve makineli tüfeklerle saldırdılar. Top ve mermi yağmuru altında sadece tüfekle karşı koymanın ölümle neticeleneceğini anlayan Şahin Bey’in kuvvetleri geri çekilmeye başladı. Şahin Bey’in yakınında bulunan arkadaşları birlikte çekilmek için Şahin Bey’e ısrar ettiler. O, çekilmeyi her defasında reddetti. Elmalı Köprüsü taşlarını kendine siper ederek Fransızlara ateş etmeye devam etti. Şahin Bey Fransız piyadelerinin süngü darbeleri altında 28 Mart 1920 tarihinde şehit düştü. Onun şahadeti üzerine Milli Kuvvetler daha gerilere, Antep kuzeyine doğru çekildiler.

Şahin Bey’in şehit olması ve Türk Kuvvetlerinin yenilgiye uğraması Anteplileri çok üzmüştü.

 
Kahramanlık Türküleri

GAZİANTEP MÜDAFASI TÜRKÜSÜ

 

Kara imiş şu Anteb’in yazısı

Meleşmiyor Koyunuyla kuzusu

Ana, baba, bacı, kardeş acısı

Nerde benim sarı güllü bağlarım.

Antep diye hazin hazin ağlarım.

 

Fransızlar her taraftan geldiler

Tops sesinden çocuklarda öldüler

Çok gelinler evde yalnız kaldılar

Nerde benim mor sümbüllü bağlarım

Antep diye hazin hazin ağlarım.

 

Kavaklının şirazesi bozuldu

Humanize kara yazı yazıldı

Camilere şehit kabri kazıldı.

Nerde benim mor laleli bağlarım.

Antep diye uğrun uğrun ağlarım.

 

(Hüseyin EROĞLU)

 
Kahramanlık Şiirleri

ANTEPLİ ŞAHİN

 

Ben Antepliyim, Şahin’im ağam. 
Mavzer omzuma yük.
Ben yumruklarımla dövüşeceğim.
Yumruklarım memleket kadar büyük.

Hey, hey!
Yine de hey hey!
Kaytan bıyıklarım, delişmen çağım
Düşman kurşunlarına inat köprü başında
Memleket türküleri çağıracağım.

Bu dağlarda biz yaşarız,bu dağlar bizim dağımız.
Namusumuz temiz, bayrağımız hür 
Analarımız, karımız, kızımız, kısrağımız
Burada erkekçe dövüşür

Bir bayrak dalgalanır Antep kalesi üstünde 
Alı kanımdaki al, akı alnımdaki ak
Bayraklar içinde en güzel bayrak 
Düşüncem senden yanadır

Hep senden yanadır çektiğim kahır
Bu senin ülkende, senin gölgende
Düşmesin kara kalpaklar, kirlenmesin duvaklar
Korkum yok ölümden kâfirden yana 
Alacaksa alsın beni şafaklar.

Hey, hey!
Yine de ey hey!
Al bayraklar altında kara bir kartal gibi 
Yaşamak ne güzel şey.

Bir sır var bu mavzerde, attığım gitmez boşa
Çıkmış bir eski savaştan
Türk ün bir karış toprak parçası için
Destanlar yazacağız yeni baştan.

Yıktım toprağın üstüne bir sarı kurşunla birini
Çıktı karşıma biri, 
Çıktıkça çektim tetiği Bismillâhlar la beraber
Vurdum alnından kâfiri.

Bu kaçıncı kurşundur, bu kaçıncı bismillâh
Bu kaçıncı ölüdür?
Bir türkü söylenir siperlerde her sabah
Vurun Antepliler namus günüdür!

Ben Antepliyim Şahin’im ağam
Mavzer omzuma yük 
Ben yumruklarımla dövüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük

 

Yavuz Bülent Bakiler

 

 

KARAYILAN SAVAŞ DESTANI

 

Karayılan derki harbe oturak

Kilis yollarından kelle getirek

Fransız adını bütün kaldırak

Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

 

Fransız topları leyleğe vurdu

Salladı salladı Anteb’e vurdu

Yılan bey uğruna bekçi mi durdu

Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

 

Atıyor da zalim gavur atıyor

Mulla beyim şehit olmuş yatıyor

Güçcük Mehmet çetelerin kaçıyor.

Vur gavuru dayanmaz Mulla beye!

 

Anama söyleyin damda yatmasın

Çuha şalvarına uçkur takmasın

Oğlum gelir diye yola bakmasın

Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

 

Karayılan derki öldüm gaziler

Kurşun değdi yaralarım sızılar

Evde yetim kaldı emlik kuzular

Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

 

Atına binmişte elinde dizgin

Çeteler içinde yılanım azgın

Olduğu cephede hiç vermez bozgun

Vurun Türk Uşağı Antep gidiyor!

 

Anteb’in kolleci yücedir yüce

Topların sesinden yatılmaz gece

Gözünü sevdiğim Savcılı Hoca

Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

 

Kolumu salladım toplar atıldı

Kara daş içinde çete koymadı

Karşıdan göründü düşman kalmadı

Vurun arkadaşlar namus günüdür!

 

Şıhın Dağı derler bir ova yazı

Yazıda yaylar koyunla kuzu

Gözünü sevdiğim Türk Elif Kızı

Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

 

Hüseyin EROĞLU
 
Milli Mücadele Kahramanları

ŞAHİN BEY

 

1877’de Gaziantep’in Bostancı Mahallesinde doğmuş, 1899’da Yemen’e er olarak gitmiştir. Şahin Bey’e bu lakap halk tarafından verilmiştir. Asıl adı Mehmet Sait’tir. Yemen’de vazifesinde gösterdiği başarı neticesinde başçavuş olmuştur. 1911’de Trablusgarp Savaşlarına gönüllü olarak katılmıştır. Balkan Savaşlarında, Birinci Dünya Savaşında Çanakkale, Romanya, Filistin cephelerinde savaşmıştır. 1917 Ekim’inde ise Sina Cephesinde görev almış ve rütbesi teğmenliğe yükselmiştir. Bu arada İngilizlere esir düşmüş ve Mısır’da Seydi Beşir Kampı’nda Aralık 1919’a kadar kalmıştır. Mütarekeden sonra İngilizler Türk esirleri serbest bırakmışlar ve Şahin Bey de 13 Aralık 1919’da İstanbul’a gelmiştir. Ali Rıza Paşa kabinesinde Harbiye Nazırı olan Cemal Paşaya müracaat ederek Antep’e yakın olan Birecik İlçesi Askerlik Şube Başkanlığı’na tayin olmuştur. Bu esnada Fransızlar, Antep’teki konumlarını güçlendirmek için Katma-Kilis-Antep yolu ile takviye kuvvetleri getirmekte ve bu yol üzerinde serbestçe hareket etmekteydiler.

Antep Savunması’nı her şeyin üstünde tutan Şahin Bey, Çapalı Köyüne giderek burayı merkez yaptı, 100 kişilik bir kuvvet oluşturdu. Bir süre sonra Ulamasere gibi üç önemli yerde siperler kazdıran Şahin Bey, yolun kontrolünü tamamen sağladı.

3 Şubat 1920 tarihinde Kilis’ten Antep’e hareket eden iki bölüğün himayesindeki 150 arabalı bir Fransız erzak kolu Şahin Bey kuvvetleri tarafından Kertil’de pusuya düşürülerek geri dönmek zorunda bırakılmıştır.

4 Şubat 1920’de Kilis yoluna hâkim olan milli kuvvetler telgraf hatlarını tahrip ederek, Fransızların Kilisler olan her türlü irtibatını kesmişlerdi. Bu esnada Antepliler, bir taraftan Şahin Bey’e cephane ve erzak göndermekte, diğer taraftan şehir içi teşkilatının tanzimine çalışmaktaydılar.

Fransızlar, 18 Şubat ‘ta bu yoldan geçmeyi bir daha denediler fakat Şahin Bey kuvvetlerince mağlup edilerek Kilis’e geri çekildiler.

Fransızlarla ilk önemli çarpışma, Kızılburun tepelerinde, Kilis Kuvâ-i Milliye kuvvetlerinin de işbirliği ile yapıldı. İkinci büyük çarpışma, Kertil civarında oldu. Fransızlar Türk birliklerinin bulunduğu sahaları top ateşi ve makineli tüfek yağmuruna tutmaları üzerine Türk birlikleri çekilmek zorunda kaldılar. Savaşın üçüncü gününde, Şahin Bey hiç uyumamıştı. Oradan oraya koşarak kuvvetlerinin direniş gücünü artırmaya çalışıyordu.

Fransızlar Şahin Bey’in kuvvetleri üzerine son kez top ve makineli tüfeklerle saldırdılar. Top ve mermi yağmuru altında sadece tüfekle karşı koymanın ölümle neticeleneceğini anlayan Şahin Bey’in kuvvetleri geri çekilmeye başladı. Şahin Bey’in yakınında bulunan arkadaşları birlikte çekilmek için Şahin Bey’e ısrar ettiler. O, çekilmeyi her defasında reddetti. Elmalı Köprüsü taşlarını kendine siper ederek Fransızlara ateş etmeye devam etti. Şahin Bey Fransız piyadelerinin süngü darbeleri altında 28 Mart 1920 tarihinde şehit düştü.

 

ŞEHİT MEHMET KAMİL

 

21 Ocak 1920 Cuma günü, 14 yaşındaki Mehmet Kamil annesiyle dedesinin evinden geliyorlardı. İkisinin de sırtında hasır örmek için dedesinin evinden aldıkları parçalar vardı. Fransızlarla harp daha başlamamıştı. Vakit akşam üstüydü. Fransızların fırın olarak kullandığı bir binanın önünden geçerken, Kozanlı tarafından gelen birkaç Fransız askeri birden Mehmet Kamil’in annesinin önünü kesip peçesini açmak istediler. Mehmet Kamil’in annesi bir yandan bağırıyor bir yandan da peçesini açmak isteyen Fransız askerlerine karşı kendisini müdafaa etmeye çalışıyordu. Anasının saldırıya uğradığını gören Kamil yerden aldığı taşları Fransız askerlerine atıyordu. Tam o sırada ortalığı bir çığlık kapladı.Mehmet Kamil, Fransız askerlerinin tüfeklerinin süngüsüyle şehit edilmişti. Mehmet Kamil’in katledilmesiyle Antep müdafaasının ilk şehidi verilmişti.

 

KARAYILAN

 

Asıl adı Mehmet olan Karayılan; Gaziantep’in 40 km. kuzeyinde Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesi Höcüklü köyü Elifler mezrasında 1888 yılında doğmuştur.

Karayılan, hayvan sürüleri bulunan ve çevresine göre zengin sayılan bir köylü ailesine mensuptu. Karayılan’ın babası 1904 yılında Ermeni eşkıyaları tarafından obasına yapılan baskın sırasında şehit edilmiştir. Bu tarihte Karayılan 16 yaşındaydı.

Genç yaşta yalnız kalan Karayılan, kendi kendine okuma-yazmayı öğrenmiş, bir süre köy imamlığı yapmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nda Rus Cephesinde savaşmış, çeşitli yararlıklar göstermiş ve çavuşluğa terfi ettirilmiştir. Bu savaşta ayağından yaralanarak Malatya Hastanesi’nde tedavi edilen Karayılan, daha sonra köyüne dönmüştür. Hükümet kuvvetleriyle birlikte eşkıya Bozan Ağa’yı vurmuş, avanesini dağıtmıştır.

Antep savaşı şiddetlenince çetesiyle Karabıyıklı’da düşmana ilk ve kesin darbeyi indiren Karayılan, Kuvâ-yi Milliye safına katılmıştır. Daha sonra Dülük köyüne gelerek şehri kuşatan Fransız çemberini yarmış ve Antep’e girmiştir. Karargâh olarak önce Bekirbey sonra Karagöz camisini kullanmıştır. Şehir içi ve şehir dışı savaşlarına katılmıştır. Kendisine Şıhın Dağı’ndaki ( Sarımsak Tepe ) Fransızları püskürtmesi emri verilen Karayılan, bu çarpışmada ( 24 Mayıs 1920 tarihinde ) şehit düşmüştür.

Bu olayla birlikte Karayılan ismi, Antep Halkını temsil eden kahramanlardan biri olmuştur.

 

 
Şehit ve Gazilerimiz

Gaziantep Savunması Esnasında Verilen 6,317 Şehitten Resmi Kayıtlarda Tespit Edilebilenlerin İsimleri Aşağıda Belirtilmiştir.

 

ADI

Şahadet Tarihi

Başıbozuk-Kellecişeyh Eşi

09.09.1920

Başıbozuk-Kıymetlioğlu Eşi

09.09.1920

Başıbozuk-Hara Mustafa’nın Eşi

14.09.1920

Er-Mustafa Oğlu Abbas Mustafa

07.03.1920

Er-Başıbozuk-Abdi Tandırekmekçi

19.07.1920

Er-Mehmet Oğlu Abdo

05.02.1920

Er-Mustafa Çavuş Oğlu Abdo

16.02.1920

Başıbozuk-Develi Oğlu Abdulkadir

24.04.1920

Başıbozuk-Hacı Mehmet Oğlu Abdulkadir Hassünoğulları

11.03.1920

Er-Halil Oğlu Abdulkadir

17.06.1920

Başıbozuk-Kanlı Hasan Oğlu Abdullah

19.03.1920

Başıbozuk-Mehmet Oğlu Abdullah

20.03.1920

Mıstıkoğlu Abdullah Körükçü

10.04.1920

Başıbozuk İsmail Oğlu Abdurahman

27.07.1920

Mehmet Oğlu Abdurahman Tarakçıkara

27.08.1920

Er-Adile Faik Efendinin Eşi

21.06.1920

Ahmet Oğlu Ahmet Öksüz

02.10.1920

Başıbozuk Hacı Ahmet Oğlu Ahmet

28.03.1920

Hacı Küçük Oğlu Ahmet Öksüz

02.10.1921

Başıbozuk Hacı Ahmet Oğlu Ahmet

28.03.1920

Hacı Küçük Oğlu Ahmet

28.02.1920

Başıbozuk HasanOğlu Ahmet/MollaAhmet Oğulları

11.03.1920

İbo Oğlu Ahmet / Eren

21.11.1921

Başıbozuk-Karadayı Oğlu Ahmet

18.08.1920

Demirbaş Mehmet Oğlu Ahmet Kömürcühacı

24.09.1920

27.Semt Efradından Selimbaba Mehmet Oğlu Ahmet

16.08.1920

5.Semt Efradından Süleymanoğlu Oğlu Ahmet

30.09.1920

Er-Abdullah Oğlu Ahmet / Topaloğlu

29.06.1922

Er-Ayvaz Oğlu Ahmet / Topaloğlu

26.02.1920

Er/Yıldırım Taburu Efradı

20.08.1920

Hamal Hasan Oğlu Ahmet Turan

17.10.1920

İnşaat Efradından-Abidin Oğlu Ali

05.09.1920

Hamis Oğlu Ali

26.02.1920

Yıldırım Taburu Efradı-Hüseyin Oğlu Ali

05.09.1920

Başıbozuk-Yağcı Alibaba Oğlu Ali

24.04.1920

Başıbozuk -Yahya Oğlu Ali Kelleci

09.09.1920

Er-Abidin Oğlu Ali Bakkal

03.02.1920

Er/Başıbozuk Ali Oğlu Ali Tarakçı

18.07.1920

Er/Başıbozuk Ali Oğlu Ali

26.08.1920

Er-Mustafa Oğlu Ali/Turanzade

04.08.1920

Er-21.Semt Efradı-Sait Oğlu Aıi

01.06.1920

Başıbozuk-Ökkeş Oğlu Alibayram

20.08.1920

Er/İnşaat Efradından-Eyüp Oğlu Ali Çavuş

19.08.1920

Ahmet Oğlu Arap

24.10.1920

Hacı Menan Oğlu Arap

20.09.1920

Kamber Mehmet Oğlu Arap

05.10.1920

Hasan Oğlu Argan / Ahraz

19.09.1920

Başıbozuk-Şeyho Mehmet Oğlu Arif

04.09.1920

Er/Mücahit-Arap Oğlu Arif

01.06.1920

Er/İnzibat-Cuma Oğlu Arif

13.04.1920

Abdurahman Kızı Asya Şehadet Tarihi

05.08.1920

Mustafa Kızı Asya Şehadet Tarihi

15.06.1920

Ömer Kızı Atiye/İsmail Beyin Oğlu Şehadet Tarihi

20.09.1920

Ayşe / Görcükoğlu Ökkeş

27.06.1920

Er/Başıbozuk-Hasan Efendi Kızı Ayşe Mazıcızade

12.04.1920

Ayyuş Molla Mıstıkın Eşi

19.02.1920

Mehmet Oğlu Baki / Bakkal Baba

09.10.1920

Baba Mustafa Oğlu Bal Ali

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL